(0212) 265 13 68-69 info@pethouse.com.tr
ASCARIASIS (ASKARİDİOZİS)

Askaritler kedi ve köpeklerde en yaygın görülen parazitlerdir.Köpeklerin askaritleri Toxocara canis ve daha az yaygın olan Toxascaris leonina, kedilerinki ise Toxacara cati veToxascaris leonina’dır.
Enfeksiyonun dört potansiyel başlangıç yolu vardır.
-Transplasental göç (plasentadan bulaşma)
-Galaktojen yol (anne sütü vasıtasıyla bulaşma)
-Enfektif yumurtaların oral yolla alınmasıyla
-Taşıyıcı konakçının ya da ara konakçının ağız yoluyla alınmasıyla
Bulgular:
Erişkin kedi ve köpeklerde askarid enfeksiyonları gizli seyreder.Yavru kedi ve köpeklerde orta şiddetli vakalarda klinik semptomlar görülebilir.Enfekte yavrularda erişkin parazitler  ince bağırsaklarda ishal,andominal ağrı,kambur duruş,abdominal gerginlik,kıllarda matlık,dehidrasyon (sıvı kaybı),büyümede geriliğe neden olurlar.Askaridler ayrıca kusma ve ishal dışkı yoluyla dışarı atılırlar.Bazı durumlarda ergin parazitler bağırsaklarda obstrüksiyon (tıkanıklık),invaginasyon (iç içe geçme) ve perforasyon’a (delinme) neden olarak ölüme yol açabilirler.Toxocara canis  larvalarının çok sayıdaki akciğer göçleri hastada pnömoni tablosu oluşturabilir.
Tanı:
Kedi ve köpeklerden alınan gaita örneğinden yapılan analizlerde askarid yumurtalarının tespit edilmesi teşhis için yeterlidir.3 haftadan büyük kedi ve köpek yavrularında mutlaka gaita analizi yapılmalıdır.
Tedavi:
Klinik semptomların orta ve şiddetli seyrettiği Ascariosis olgularında hasta yavru köpek ve kediler intravenöz  yolla beslenmeli  ve vitamin takviyesi ile genel durum kontrol altına alınmalıdır.Kedi ve köpeklerde Ascariasis ‘in tedavisinde birçok antihelmentik ilaç güvenle kullanılmaktadır.Burada önemli olan gaita analizinde askarid bulunmasa dahi,test sonucu pozitifmiş gibi kabul edilerek kedi ya da köpek yavrusunun Ascariosis’e karşı uygun ilaçlardan biri ile ilaçlanmasıdır.

CANINE PARVOVIRAL ENTERITIS (KÖPEK KANLI İSHALİ)

Canine Parvovirus enfeksiyonu,köpeklerin akut,çok bulaşıcı bir enteritisidir ve 1970’li yıllardan beri tüm dünyada yaygın olarak görülmektedir.Hastalığın iki klinik formu vardır;
-Canine Parvoviral Enteritis (CPE)
-Canine Parvoviral Myocarditis (CPM)
Ayrıca üç farklı sendrom tespit edilmiştir.
-Hemorajik gastroenteritis
-Akut Myocarditis
-Neonatal mortalite (yeni doğmuş yavru ölümleri)
Her yaştaki köpekler hastalığa yakalanabilirler.Ancak hastalık 6-20 haftalık köpeklerde daha sık gözlenir.Bunun sebebi ise yavru köpeklerde bağışıklık sistemi ve vücudun savunma mekanizmalarının tam olarak gelişmemiş olmasıdır.
Bulaşma:
Enfekte köpekler dışkı ve kusma yoluyla enfeksiyonu saçarlar.Enfekte köpeklerle aynı ortamda bulunan aşısız köpek ve köpek yavruları kısa sürede Parvovirus ile enfekte hale gelirler.Ortak kullanım alanları mama ve su kapları da enfeksiyonun bulaşması için aracılık ederler.
Bulgular:
Parvoviral enteritis,ani bir iştahsızlık ve depresyonla başlar. Bunu takip eden birkaç saat sonra kusma ve şiddetli hemorajik diyare (kanlı ishal) ortaya çıkar.Muayene esnasında yüksek ateş (40-41C ) dehidrasyon (sıvı kaybı) ve deprsyon gözlenir.Şiddetli olgularda endotoksemik şok görülebilir.Yine şiddetli olgularda özellikle çok genç yavrularda ölüm görülebilir
.Köpeklerde parvoviral myokarditis (CPM) ise,ani kalp yetmezliği ile karakterize olup ençok  3-10 haftalığa kadar olan yavrularda görülmektedir.Genellikle,fokal myokarditis ve solunum güçlüğünü izleyerek,kısa sürede ölümle sonuçlanmaktadır.
Teşhis:
Hayvanın yaşı,enfeksiyona maruz kalma,klinik semptomların şiddeti(depresyon,kusma,ateş ve hematolojik anormallikler)temel alınarak,akut kusma ve diyare görülen hayvanlarda parvovirus enfeksiyonundan şüphelenilmelidir.Ayırıcı tanıda hemorajik gastroenteritis,salmonellozis ve coronovriral enteritis değerlendirilmelidir.Hemogram (kan sayımı) özellikle faydalıdır.Parvoviral enteritisnin kesin teşhisi için ya dışkıda virusun
aktif saçılımının belirlenmesi,ya da geçirilen enfeksiyonun serolojik bulgusu olarak spesifik IGM analizine gereksinim vardır.dışkı örneği kullanılarak yapılan parvovirus’a spesifik hızlı testlerle de kısa sürede tanıya gidilmektedir.
Tedavi:
Parvovirus enfeksiyonunun tedavisi destek tedavisi olup önemli olan rehidrasyonun (sıvı kaybının telafisi)oluşturulmasıdır.Bu amaçla hastaya intavenöz sıvı sağaltımı ve vitamin desteği uygulanmalı,sekunder bakteriyel enfeksiyonları önlemeye yönelik geniş spektrumlu antibiyotik ve Parvovirusa spesifik Immunglobulinler uygulanmalıdır.

DISTEMPER (KÖPEK GENÇLİK HASTALIĞI)

Distemper, akut,subakut ve ölümle seyredebilen,solunum,gastrointestinal sistem ve central sinir sistemini etkileyen viral bir hastalıktır.Hastalığın etkeni Canine Distemper Virus’tur.Distemper Özellikle yavru köpeklerde yüksek ölüm oranıyla seyreden viral bir enfeksiyöz hastalıktır.
Distemper multisistemik  bir hastalıktır.Tüm lenf dokuları,solunum yolları,ürogenital sistem,endokrin-ekzokrin sistem,gastrointestinal sistem,Merkezi Sinir Sistemi bu hastalıkta etkilenmektedir.
Bulgular:
Hastalığın başlamasından 3-6 gün sonrasında orta seyirli bir ateş görülür.Bunun yanında burun,gözyaşı akıntısı,depresyon,iştahsızlık,gastrointestinal ve solunum yoluna ait bulgular ile birlikte,sekonder bakteriyel enfeksiyonlar görülür.Distemper ile enfekte birçok köpekte üstteki bulgularla birlikte Merkezi Sinir Sistemi ile ilgili bulgularda gözlenir; İnkoordinasyon,ataxia,paresis,paralysis,kas tikleri ,epilepsi benzeri nöbetler vs. izlenir.
Bazı enfekte köpeklerde pati altlarında hyperkeratosis (foot pad) görülebilir.
Teşhis:
Ayırıcı tanı ve Karışan hastalıklar:Köpeklerde Kennel Cough Distemper’ın solunum yolu hastalığıyla karışabilir.Distemper’ın gastrointestinal formu canine Parvoviral Enteritis,Coronaviral Enteritis,bakteriyal ve protozoal enfeksiyonlarla benzeşim gösterebilir.
Teşhis ve Yöntemleri:
Distemper şüpheli hastaya mutlaka genel kan sayımı ve kan biyokimyası (Hemogram ve CBC),gaita (paraziter yönden) ve gerekirse idrar analizleri uygulanmalıdır.Lüzum halinde Thoracic Radyografi’dende faydalanılmalıdır.
Distemper’le enfekte köpeklerde hastalığın erken döneminde yapılan Hemogram analizinde Lymphopenia (Lenfopeni) tablosu görülebilir.
Canine Distemper Virus’un teşhisinde Distemper’e özel Hızlı Diagnostik Kitler de kullanılmaktadır.
Son yıllarda Distemper için ELIZA yöntemiyle IgE ve IgM (Immunglobulin) analizi ile de Distemper varlığı saptanmaktadır.
Tedavi:
Antiviral hiçbir ilaç Distemper virus’a etkili değildir.Antibiyotikler sadece sekunder bakteriyel enfeksiyonları önlemek amacıyla kullanılabilir.Sinirsel semptomları önlemek amacıyla gerektiğinde anticonvulsant ilaçlar kullanılmaktadır.Hastalığın tedavisinde antibiyotik,vitamin desteği,intravenöz sıvı sağaltımı,Distemper’e spesifik İmmunglobulinler le hastaya destek bir tedavi protokolü uygulanmalıdır.
Unutulmaması gereken husus erken teşhisin bu hastalıkta çok önemli olduğudur.
Korunma:
Yavru köpekleri Canine Distemper Virüs’ten korumak için hastalık şüpheli sokak hayvanlarından ve enfekte köpeklerden uzak tutmalı ve aşılamalıyız.
Aşılama:
Aşı programları sayfasına bakınız

FELINE INFECTIOUS PERITONITIS (FIP)

FIP (feline İnfectious peritonitis),kalıcı yüksek ateş,vücut boşluklarında sıvı birikimi ve ölümle seyreden viral bir hastalık olup,hastalığın etkeni Feline Coronavirustur. FIP multisistemik bir hastalıktır.Karın iç yağı(omentum),abdominal organlar;karaciğer,böbrek,bağırsaklar,abdominal lenf yumruları virustan etkilenir,Solunum sisteminde akciğer lezyonları,göğüs ve karın boşluğunda sıvı toplanması (pleural ve peritonal effüzyon ),Merkezi Sinir Sistemine ait bozukluklar,Ophtalmic(Gözle ilgili) lezyonlar (uveitis,chorioretinitis) görülür.
FIP yavru kedilerde 3 aylıktan itibaren gözlenir. 3 yaşa kadar olan kedilerde de sıklıkla görülür. Hastalığın iki temel formu vardır. Yaş form ya da effusive form ve kuru (dry) ya da noneffusive form olmak üzere iki tiptir. Yaş formun klinik tanısı diğer forma göre biraz daha kolaydır.
Bulgular:
-Kilo kaybı
-İştahsızlık
-Karın sarkıklığı
-Depresyon
-Yüksek Ateş
-Büyümede geri kalma
-Zayıf Bünye
-Deride kepeklenme
-Tüy yapısında sertleşme
-Sarılık
-Karın ve Göğüs boşluklarında sıvı toplanması (effüzyon)
Teşhis:
FIP şüpheli kedilere mutlaka genel kan sayımı ve kan biyokimyası (hemogram ve CBC) yapılamalı ve FIP’ye özel hızlı kitlerle tanı yoluna gidilmelidir.
Tedavi:
FIP’nin spesifik bir tedavisi yoktur.FIP ile enfekte hasta kedileri sekunder  bakteriyel enfeksiyonlardan korumak amacıyla geniş spektrumlu antibiyotikler uygulanmalı,vitamin desteği ve intavenöz sıvı sağaltımı ile hasta desteklenmeli, Bağışıklık  sistemini stimule eden interferon ve benzeri ilaçlar destek olarak hasta kedilere kullanılmalıdır.

FELINE PANLEUKOPENIA

Feline Distemper  olarak da bilinen,ani gelişen,depresyon,kusma  ve ishal,sıvı kaybı (dehidration) ve yüksek mortalite (ölüm oranı) ile seyreden viral bir hastalıktır.Hasatlık etkeni Parvovirustur.
Hastalık tablosunda genellikle ya serebellar ya da gastrointestinal semptomlar görülür.Çok nadir olarak her iki form bir arada görülebilir.Hastalık direk ya da indirekt yollarla bulaşabilir.Parvovirusun inkubasyon süresi 4-10 gün kadardır.
Bulgular:
Feline Panleukopeni’de karakteristik olarak; Anemia,durgunluk,iştahsızlık,safra ile bulanmış sarı renkli kusma,ishal,yüksek ateş (bazen düşebilir) ve şiddetli dehidrasyon (sıvı kaybı) vardır.Hastalık 2-6 aylık yavru kedilerde daha sık ve şiddetli seyretmektedir.Hastalık semptomların başlamasından sonra  12 ssat içinde ölüm meydana gelebilir.
Ayırıcı Tanı:
Hastalık bulguları bazen Feline Leukemia Virus FeLV bulguları ile karışabilmektedir.
Tanı:
Hastalığın teşhisi genellikle klinik semptomlar bakılarak konur.Hastalık şüpheli kedilere genel kan sayımı ve kan biyokimyası (hemogram ve CBC) yapılmalıdır.
Tedavi:
Hastalığın spesifik bir tedavisi yoktur.Sekunder bakteriyel enfeksiyonlara karşı antibiyotiklerle koruma sağlanmalı,vitamin desteği ve sıvı sağaltımı yapılarak hastanın genel durumu desteklenmelidir.
Korunma:
Yavru ve aşısız kedileri,enfeksiyon şüpheli sokak kedilerinden ve enfekte kedilerden korumalı ve sağlıklı  kediler mutlaka aşılanarak koruma altına alınmalıdır.

KÖPEK CORONA VİRUS ENFEKSİYONU

Coronaviral enteritis köpeklerin bulaşıcı ve akut bir hastalığıdır.Her köpek ırkında gözlenebilen
Canine Corona viral enterit çoğu zaman subklinik ya da atipik seyreder. Corona virusla enfekte köpekler dışkılarıyla virusu etrafa bulaştırırlar.Enfeksiyonu takiben köpekler dışkılarıyla iki hafta süreyle virusu saçarlar.
Coronavirusun inkubasyon süresi 1-3 gündür.Klinik semptomlar 1 yaş altı köpeklerde İnkubasyon süresini takiben iştahsızlık ve depresyonla başlar.Bunu takiben kusma ve sulu ishal görülür.Çoğu vakada yüksek ateş görülmez.Dışkı sarı-portakal renginde,sulu kıvamdadır.Dışkı kanlı olabilir.Ayıca mukuslu ve pis kokuludur.Bazı köpeklerde ishal 3 haftaya kadar devam edebilir.
Ayırıcı Tanı:
Hastalığın bakteriyal,protozoal ve diğer viral etkenlerden ve gıda intoksikasyonlardan ayırt edilmesi gerekir.
Tanı:
Enfekte ya da enfeksiyon şüpheli köpeklere genel kan sayımı yapılmalı ve kan biyokimyasına (hemogram ve CBC)  bakılmalıdır. Gerek duyulduğunda abdominal radyografidende faydalanılabilir.
Coronavirus enfeksiyonlarında  Kan sayımı (hemogram) ve kan biyokimyası (CBC) genellikle normaldir.
Tedavi:
Spesifik bir tedavi programı yoktur.Antibakteriyel ilaçların kullanımı sekunder bakteriyel enfeksiyonlardan korunmak için gereklidir.Ayrıca ishal ve kusma ile vücutta oluşan sıvı ve mineral kaybını (dehidrasyon) telafi etmek için intravenöz sıvı sağaltımı  ve vitamin desteği ile hasta köpekler kısa sürede iyileşebilirler.
Korunma:
Köpekler hasta yada enfeksiyon şüpheli köpeklerden uzak tutulmalı ve corona virus aşısı ile aşılanmalıdır.

KUDUZ (RABIES)

Kuduz tüm sıcak kanlı canlılarda görülen bulaşıcı,akut,nonprulent (irinli olmayan) bir encefalomyletis ile karakreize ölümle seyredebilen viral bir hastalıktır. Hastalık etkeni Rhabdovirustur.Hastalığın bulaşması enfekte hayvanların sağlıklı ve aşısız hayvanları ısırması ya da enfekte salyanın açık taze yarayla teması sonucu oluşur.
Enfeksiyonun kuluçka süresi yaranın Merkezi Sinir Sistemine (MMS) yakınlığına,yaranın büyüklüğü,derinliği ve yara sayısına göre değişmektedir.Hastalığın ortalama kuluçka evresi 2-8 hafta kadardır.Ancak yüz ve kafa bölgesinden olan ısırılmalarda bu süre kısalmaktadır.Çünkü virus sinirler yoluyla Merkezi sinir sistemine taşınmaktadır.
Bulgular:
Hastalık klinik olarak her zaman birbirinden ayırdedilemeyen üç ana formda seyretmektedir.
-Sakin evre
-Saldırgan evre
-Paralitik evre
Sakin evre:
Bu evrede en belirgin bulgu hayvandaki davranış bozukluğudur.Kedi ve köpekler bu evrede korkak ve tedirgindirler,yabancı cisimleri yemeye çalışma,ısırık yarasının olduğu yerde kızarıklık,hassasiyet,kaşıntı dikkati çeker.Ayrıca gözde Pupillar (göz bebeği ile ilgili) değişiklikler ve ateş görülebilir.
Saldırgan evre:
Bu evrede sakin dönemde ki bulgular daha da belirginleşir.Ayrıca hayvanda saldırganlık ve agression gözlenir.Salya artışı ve salyanın ağızdan akışı görülebilir.Hasta hayvanlarda hareket bozuklukları,sinirsel krizler gözlenir.
Paralitik evre:
Kuduz hayvanlarda bu evrede kas paralizleri başlar,Yüz ve çene felci görülür.Hastalık ilerledikçe arka bacaklarda ve daha sonra tüm vücutta paralizler gelişir.tam paralizden  birkaç gün sonra hayvan ölür.
Karışan hastalıklar:
Kuduz encefalitis ile seyreden birçok hastalıkla karışabilir. Ayrıca alt çene kırık ve çıkıkları ile distemper’in sinirsel formu ile de karışabilir.
Tanı:
Kesin tanı için ölen hayvanların başı kesilerek özel muhafaza ile kuduz araştırma laboratuvarına  gönderilerek teşhis konulabilir. Hastalığın gerek çok bulaşıcı ve insan sağlığını tehdit eden boyutta olması ve gerekse de pratik teşhis zorluğu bu hastalıktan korunma yöntemlerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir.
Korunma:
Kuduz hastalığından korunmak için öncelikle evcil kedi ve köpeklerin senede bir defa mutlaka Kuduz hastalığına karşı aşılatılması gereklidir.Kuduz şüpheli ya da aşısız bir hayvan tarafından ısırılam durumunda hemen ısırık yarası ılık su,sabun ve antiseptik solüsyonlarla temizlenmeli ve vakit kaybetmeden Kuduz Araştırma Merkezi’ne başvurulmalıdır.Aşısız bir köpek ya da kedi tarafından ısırılan sahipli kedi ve köpekler sahipleri tarafından derhal en yakın Veteriner hekime kontrol ve tedavi için götürülmelidir.

TOXOPLASMOSIS

Toxoplasmosis,Toxoplasma gondii adlı bir protozoon tarafından meydana getirilen ve tüm sıcak kanlı hayvanlarda ve insanda da görülebilen bir enfeksiyondur. Kediler hastalığın son konakçısı olup,toxoplasma kistlerini (Bradizoit) içeren çiğ etleri (mezbaha artıkları,fare,kuş vs.) yiyerek etkeni alırlar.
Bulgular:
Kedilerde enfeksiyonların çoğu subklinik (semptomsuz) seyreder.Klinik olarak seyreden olgularda başlıca şu semptomlar görülebilir:
-Ateş
-Solunum güçlüğü
-Öksürük
-Kusma
-İshal
-Sarılık
-Lenfoadenopati
-Myalji (kas ağrıları)
-Sinirsel bozukluklar
-Dalakta büyüme(Splenomegaly)
-Göz lezyonları (retinochoroiditis)

Köpeklerde klinik semptomlar ise;
-Ateş
-İştahsızlık
-Göz ve Burun akıntısı
-Dyspnea (Solunum güçlüğü)
-Öksürük
-Sinirsel semptomlar
şeklinde izlenebilir.
Tanı:
Toxoplasmosis’in tanısı serolojik ve histopatalojik yöntemlerle konulabilir. Kedi ve Köpeklerde kan analizleri ile de (Immunglobulin bakılarak) tanı yoluna gidilmektedir.
Tedavi:
Toxoplasmosis enfeksiyonları kedi ve köpeklerde etkene spesifik antibiyotiklerle uzun süreli (2-3 hafta) bir tedavi gerektirmektedir. Hasta kedi ve köpeklerde ayrıca spesifik tedavinin yanında hastaya destek amaçlı vitamin ve intravenöz  sıvı sağaltımı da önerilebilir.
İnsan Sağlığı Riski:
Toxoplasmosis insanlarda trophozoit içeren çiğ ya da az pişmiş etlerin yenmesi,plasental yolla ya da kedi dışkısındaki oocystlerin alınması  ile de bulaşabilmektedir. Bu sebeple özellikle kedilerin çiğ etle beslenmesine izin verilmemelidir. Ayrıca bayanlarda hamilelik döneminde Toxoplasmosis’e bağlı abort (düşük yapma) riski bulunduğu için,bu dönemde özellikle çiğ sebze,meyvelerin iyi yıkanmadan yenmemesi ve çiğ et ürünlerinin tüketilmemesi önem arz etmektedir.

ATEŞ (FEVER)

Ateş,Hypothalamus’taki thermoreguler merkezde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak,vücut ısısının normalin üzerine çıkması olarak tanımlanabilir.
Kedi ve köpeklerin normal vücut ısısı; 37,8-39,3 C arasındadır. Ateş durumunda eksojen ve endojen pyrogen’ler (ateş yapıcı etkenler) Hypothalamus’taki thermoreguler sistem üzerine etki ederler.
Şayet sebebi bilinmeyen yüksek ateş (F.U.O. Fever of Unknown Origin) durumu var ise,ve hastalık haliyle beraber uzun süreli seyrediyorsa,bu durumun altında başka bir neden olduğu düşünülmelidir.
Bulgular:
Vücut ısısı; 40,5 C ve üzeri olduğu durumlarda hastada; dehidrasyon(sıvı kaybı),iştahsızlık ve depresyon hali gözlenir.Vücut ısısı 41,1 C ve üzeri olduğunda bu bulgularla beraber cerebral ödem (beyin ödemi),kemik iliği depresyonu ve DIC (dissamine intervasculer coagulation) görülebilir.
Fizyolojik Bulgular:
-Hyperthermia (Yüksek ateş)
-Lethargy (Uyuşukluk)
-Anorexia (İştahsızlık)
-Tachycardia (Taşikardi)
-Tachypnea (Hızlı solunum)
-Dehidration (Sıvı kaybı)
-Shock (Şok)
Nedenler:
Enfeksiyöz Nedenler:
Virüsler: FeLV(Feline Leukemia Virus),FIV(Feline Immunodeficiency Virus),Parvovirus (Feline Panleukopenia ve Canine Parvoviral Enteritis).Distemper,Herpesvirus,Calicivirus.
Bakteriler: gram(-) ve gram(+) endotoksinler
Sistemik Mantarlar: Histoplasma,Blastomyces,Coccidioidomyces,Cryptocococus.
Rickketsia: Ehrlichia,Rickketsia ricketsii (Rocky Mountain Spotted Fever),Haemobartonella.
Parazitler ve Protzoalar: Babesia,Toxoplasma,Leishmania.
Otoimmun Nedenler:
Sistemik LPE,Immune-mediated hemolytic anemia,Immune-mediated Thrombocytopenia,Pemphigus, Polyarthritis,Polymyositis,Vasculitis,Hypersensitive Reactions (Aşırı duyarlılık reaksiyonu)
Hormonal ve Metabolik Nedenler:
Hyperthyroidism(Hipertiroidizm),Addison,Hyperlipidemia,Hypernatremi.
Neoplasia:
Lymphoma (Lenfoma),Myeloproliferative hastalıklar,Plasma Cell Neoplasia,Mast Cell Tümör.
Diğer Yangısal Nedenler:
Cholangiohepatitis,Hepatic Lipidiosis,Toxic Hepatopathy,Yangısal Bağırsak hastalıkları,Pancreatitis(pankreas enfeksiyonu),Peritonitis(karın zarları iltihabı),Pleuritis (Akciğer zarı iltihabı),Thrombophlebitis,Hyperthrophic Osteodystrophia (H.O.D),Encephalitis.
İlaç ve Toksinler:
Tetracycline,Sulfonamide,Penicillin,Amphotericin B,Barbituratlar,Atropine,Cimetidine,Ağır Metaller.
Köpeklerde Sebebi Bilinmeyen Ateş Nedenleri:
Bacteriemia,Organ ve dokularda lokalize olan apseler;(Karaciğer,pankreas,prostat,peritonal ve pleural boşluklar,akciğer,böbrek ,ürogenital sistem),Osteomyelitis,Arthritis,Dyscospondylitis,Meningitis,
Sistemik Enfeksiyonlar;(Brucellosis,Sisitemik Mycosis,Ehrlichiosis,Toxoplasmosis),Neoplasia,Kronik Karaciğer hastalıkları.
Kedilerde Sebebi Bilinmeyen Ateş Nedenleri:
Viral nedenler; (FeLV,FIV,FIP,Parvovirus,Herpesvirus,Calicivirus)
Bakteriyel Nedenler;Isırık yaraları(Yersinia,Mycobacteria,Actinomyces,Brucella)
Diğer Sebepler;Pyelonephritis,Diş Apseleri,Sisitemik Mycosis,Endometritis,Dyscospondylitis,Pneumonia.
Teşhis ve Tanı Yötemleri:
Ateş’in altında yatan asıl sebebi bulmak için hastaya öncelikle genel kan sayımı (Hemogram ve CBC),idrar ve gaita analizi,gerek duyulduğunda abdominal radyografi ve Ultarsonografi uygulanarak teşhis yoluna gidilmelidir.Ayrıca bakteri ve mantar kültürleri uygulanarak asıl neden aranmalıdır.Kedilerde şüphe halinde FIV,FeLV Ve FIP testleri uygulanmalı,Köpeklerde aynı şekilde  Ehrlichia Lyme,Rickketsial enfeksiyonlar ve Heartworm gibi özel enfeksiyonlar için test yöntemleri kullanılmalıdır.Gastrointestinal bulgularla beraber seyreden Ateş olgularında Endoscopy ve Cholonoscopy  ile de teşhis yoluna gidilebilir.
Tedavi:
Hastaya ateş’in altında yatan asıl sebebe uygun bir tedavi protokolü uygulanmalıdır

COCCIDIOSIS (KOKSİDİOZİS)

Mukuslu (Sümüksü) ishal ile karakterize bir bağırsak enfeksiyonudur.Genellikle enfeksiyon Isıospora canis (köpeklerde) ve Isosopora  felis (kedilerde) ile birlikte seyreder. Yaygın olmamakla beraber kedilerde Toxoplasma gondii ve Cryptosporidium parvum yavru köpek ve kedilerde de coccidian etken olarak görülür.
Bulgular:
Mukuslu ve bazen kanlı olabilen diyare,kusma,orta seyirli ateş(bazen görülmeyebilir),iştahszılık, halsizlik,depresyon başlıca bulgulardır.Hastalık özellikle zayıf yavru kedi ve köpeklerde sıklıkla gözlenir.
Bulaşma:
Enfeksiyon kedi ve köpeklerde Isospora spp. Oocysts’leri ile kontaminasyon (temas) yoluyla bulaşmaktadır.
Ayırıcı Tanı:
Hastalık enteric viral hastalıklarla karışabilmektedir.
Tanı:
Kan sayımı ve kan biyokimyası (Hemogram ve CBC) genellikle normaldir.Teşhis enfekte ya da enfeksiyon şüpheli kedi ve köpeklerin gaita tahlilinde oocyst’lerin tespiti ile mümkündür.Bu sebeple bulgu göstermeyen vakalarda dahi aşı programından önce gaita tahlilinin yapılması son derece önemlidir.
Tedavi:
Coccidiosis İle enfekte kedi ve köpek yavrularında ishal ve kusma  sonucu oluşan sıvı ve mineral kaybını (dehidrasyon) telafi etmek amacıyla intravenöz sıvı sağaltımı,vitamin desteği ve hastalık etkenine spesifik  ilaçlarlarla hastalık tedavi edilir

ECCINOCOCOUS GRANULOSUS-KİST HİDATİT

E.granulosus son konakçısı olan köpeklerin ince bağırsaklarında yaşayan bir tenya türüdür.Parazitin ara konakçıları ise insanlar ve ruminantlardır. (Çift tırnaklılar) Parazit ara konakçıları olan bu canlılarda kist hidatit olarak adlandırılan kistleri oluşturur.
Bulaşma:
E.granulosus köpeklerin ince bağırsaklarında olgunlaşır ve yumurta çıkarmaya başlar,parazitin yumurtaları dışkı yoluyla etrafa saçılır.İnsanlar ve ruminantlar bu yumurtaları;
-Enfekte dışkının sebze ve meyvelerle bulaşması ve bunların iyice yıkanmadan yenmesi yoluyla
-Çocukların enfekte toprakla oynayıp,parazit yumurtaları ile bulaşık ellerini ağızlarına götürmeleri suretiyle
-Antiparaziter sağaltımı yapılmamış hayvanlarla temas yoluyla alabilirler.
Yaygın olarak bilinenin aksine köpeklerin kılları kiste neden olmaz. Organ  kistine neden olan,antiparaziter sağaltımı yapımamış köpeklerin kıllarında bulunabilen E.granulosus  yumurtalarıdır.Köpekler bu yumurtaları anüs ve civarını yaladıktan sonra vücutlarını başka bir bölgesini yaladıktan sonra E.granulosus yumurtalarını kendi kıllarına bulaştırırlar.Bu şekilde üzerinde yumurta bulunan kıl ya da tüylerin ağız ya da solunum yoluyla alınması sonucu ara konakçılardan biri olan insanlarda organ kistleri oluşabilir.
Köpekler ise E.granulosus’u, kist hidatit taşıyan ruminantların (çift tırnaklılar) enfekte et ve sakatatlarını yiyerek alırlar.
Bulgular:
Köpeklerde klinik semptomlar belirgin değildir.Parazitin asıl zararlı etkisi ara konakçıda görülür. Kistler böbrek,kalp,pankreas,merkezi sinir sistemi,kemik,karaciğer gibi organlara yerleşebilir.Kistlerin gelişmi çok yavaştır.Ara konakçıda semptomlar Kistin bulunduğu organ ve lokalizasyonuna göre değişiklik gösterir.
Tanı:
Hastalığın teşhisi için röntgen,USG,Tomografi,MRI gibi görüntüleme yöntemleri ve serolojik testlerden faydalanılır.
Köpeklerde E.granulosus’u gaita analizinde proglottid ve yumurta identifikasyonu  ile tespit etmek mümkündür. Karakteristik yumurta paketlerini her dışkıda yakalamak mümkün olmayabilir.Gaita analizinde parazitin görülmemesi,parazitin olmadığı anlamına gelmez.Bu sebeple şüpheli vakalarda gaita analizinin birkaç defa tekrar edilmesi gerekmektedir.
Tedavi:
Ara konakçı olan insanlarda erken teşhiste tedavi ilaçla,ileri vakalarda ise operasyonla gerçekleşmektedir.
Köpeklerde hekimin tercihi doğrultusunda antiparaziter ilaç uygulamalarıyla parazit elemine edilebilir.
Kontrol:
Hastalığın kontrol altında tutulabilmesi için;
-Köpeklere Kist Hidatit  ile enfekte çiğ et ve sakatat verilmemeli
-Mezbaha artıkları,başıboş köpeklerin ulaşamayacağı şekilde imha edilmeli
-Köpeklerin rutin olarak dışkı kontrolü yapılmalı
-Üç aylık ve daha büyük köpeklere düzenli olarak parazit ilaçlaması yapılmalıdır.4 haftalıktan itibaren ayda bir defa,6 aylıktan sonra 3 ayda bir olmak üzere ömür boyu düzenli olarak antiparaziter ilaç kullanılmalıdır.

-Çiğ olarak tüketilen sebze ve meyveler çok iyi yıkanarak tüketilmelidir.

FELINE IMMUNODEFICIENCY VIRUS (FIV) (KEDİ AIDS’i)

Feline Immunodeficiency virus (FIV) evcil kedilerde bağışıklık sisteminin yetersizliği şeklinde  hastalık tablosu oluşturan  bir enfeksiyondur.Hastalık etkeni bir Retrovirus’tur.Virus bağışıklık sistemini baskılayarak ikincil enfeksiyonlarında hastalık tablosu içine girmesine neden olmaktadır.
Bulgular:
Enfeksiyon  multisistemik  bir şekilde seyreder;Başlıca bulgular;
-Oral lezyonlar>Gingivitis,stomatitis,periodontitis
-Üst solunum sistemi ve göze ait bulgular>rhinitis,conjunctivitis,keratitis,
-Kalıcı diyare (bakteriyel ,fungal ya da paraziter enfeksiyonlar sonucu)
-Ateş
-Agression (agresif davranış) ve peripheral neuropathies
Karışan Hastalıklar:
FIV enfeksiyonları,FeLV (Feline Leukemia Virus),bakteriyel,parasitik,viral ya da fungal(mantar) enfeksiyonları,Toxoplasmosis ve viral olmayan neoplastik (tümoral) hastalıklarla karışabilmektedir.
Tanı:
FIV paozitif ya da şüpheli kedilere kan sayımı ve kan biyokimyası (hemogram ve CBC) yapılmalı ve hastanın genel profili çıkarılmalıdır.Kan sayımında (hemogram) bazen kalıcı;
-Anemia (kansızlık)
-Lymphopenia (lenfosit lökosit sayısında azalma)
-Neutropenia (Nötrofil lökosit sayısında azalma) görülebilir.
FIV enfeksiyonlarının tanısı serolojik yöntemlerle yapılmaktadır. Klinik hekimlikte FIV’ye spesifik hızlı diagnostik kitlerle kısa sürede teşhis yoluna gidilebilmektedir.
Tedavi:
FIV enfeksiyonlarının spesifik bir tedavisi yoktur. Hasta kedilere sekunder bakteriyel enfeksiyonları önleme ve tedaviye yönelik geniş spektrumlu antibiyotik uygulamaları,vitamin desteği,intravenöz sıvı sağaltımı gibi destek tedaviler uygulanmalıdır. Ayrıca FIV’nin tedavisinde bağışıklık sistemini stimüle etmek için interferon gibi immunostimulan ilaçlar da başarıyla kullanılmaktadır.
Korunma: 
Kedileri  FIV enfeksiyonlarından korumaya yönelik  FIV aşıları kullanılmaktadır.Aşılama öncesinde mutlaka hastaya FIV testi uygulammalı..Hastalık taşımadığı tespit edilen kediler aşıyla koruma altına alınmalıdır.
Sağlıklı kedileri hasta ya da aşısız kedilerle temastan kaçınmalı,enfekte kediler çevreden ve diğer kedilerden  izole edilmelidir.

FELINE LEUKEMIA VIRUS(FeLV) KEDİLERDE LÖSEMİ

Kedilerde lösemi, retroviruslarin onkojenik (kanserojen) ve immunosupresif (bağışıklık sistemini baskılayıcı) etkileriyle hematopoetik (kan yapım)organlarda tümör oluşumu ile karakterize kronik seyirli bir hastalıktır.
Bulaşma:
FeLV ‘nin doğal kaynağı asemptomatik(bulgu göstermeyen) enfekte kedilerdir.Virus salya,burun akıntısı,idrar, vajinal akıntı,dışkı ve kan ile dışarı atılır.Ayrıca kontamine olmuş su ve gıda kapları bulaşmada önemli rol oynar. Enfeksiyonun yayılmasında virus miktarı ve genotipi ile konakçının direnci,yaşı ve immun (bağışıklık) sistemi etkilidir. FeLV genellikle 1-6 yaş arası kedilerde daha sık gözlenir.
Bulgular:
Fiziksel bulgular hastalığın şiddetine tipine  ve sekunder bakteriyel enfeksiyonların varlığına bağlı olarak değişmektedir. FeLV iki şekilde karakterizedir.Nonneoplastic (tümoral olmayan) ve neoplastik (tümoral) tip olmak üzere.
Klinik bulgular:
-Üst solunum yolu bozuklukları: rhinitis,konjuktivitis,keratitis
-Kalıcı ishal
-Gingivitis,stomatitis,periodontitis
-Kronik tekrarlayan kulak ve deri iltahapları
-Ateş
-Lenfoma (lenfosarkoma) neoplastik formda..
-Periferal nöropatiler
Karışan Hastalıklar:
Hastalık, Feline Immunodeficiency virus (FIV),bakteriyel,parasitik,viral ya da mantar enfeksiyonları ve viral olmayan neoplastic (tümoral) hastalıklarla karışabilmektedir.
Teşhis:
FeLV pozitif ya da şüpheli kedilere, mutlaka genel kan sayımı ve kan biyokimya (hemogram ve CBC) analizleri yapılmalıdır. Kan sayımında(Hemogram);
-Anemia (kansızlık)
-Lymphopenia (lenfosit lökosit sayısının azalması)
Neutopenia (nötrofil lökosit sayısının azalması) tespit edilebilir.
İdrar  ve kan biyokimyasındaki değişiklikler etkilenen organ,doku ve sistemlere göre değişmektedir.  FeLV enfeksiyonunun kesin tanısı için serolojik yöntemler kullanılmaktadır. Klinik hekimlikte FeLV ‘ye özel hızlı diagnostik kitler’le de kısa sürede FeLV enfeksiyonlarının tanısı kolaylıkla yapılabilmektedir.
Tedavi:
Hastalığın spesifik bir sağaltımı yoktur Destek tedavi  sekunder bakteriyel enfeksiyonlara yönelik geniş spektrumlu antibiyotik uygulamaları,vitamin desteği,ve.Immun sistemi güçlendirmek için interferon ve benzeri bağışıklık sistemini stimule eden ilaçlar uygulanabilir.
Korunma:   
Kedileri  FeLV enfeksiyonlarından korumaya yönelik Feline Leukemia Virus aşıları kullanılmaktadır.
Sağlıklı kedileri hasta ya da aşısız kedilerle teamstan kaçınmalı,enfekte kediler çevreden ve diğer kedilerden  izole edilmelidir.

İŞTAHSIZLIK (ANOREXIA)

Genel olarak tarif etmek gerekirse iştahsızlık,hastanın yemek yeme ve çğnemeye isteksizliği şeklinde tanımlanabilir.İştahsızlık kedi ve köpeklerde pek çok farklı mekanizma ve sistemik hastalıklara bağlı olarak görülen bir semptomdur.
Bulgular:
Klinik bulgu olarak hastada genellikle yemek yememe ve gıdaya karşı isteksizlik gözlenir.İştahsızlığın arkasında psikolojik nedenlerde görülebilir.Bazı İştahsızlık olgularında hasta gıdaya karşı istekli olabilir ancak ağrı yada diğer problemler nedeni ile yemek yiyemez.
İştahsız hayvanlarda yüz,baş ve boyun ağrıları,gıdayı ağzına alamama,gıdanın ağızdan düşürülmesi, yemek yeme esnasında ağlama ve inleme,çiğnemede isteksizlik ve güçlükle yemek yeme gibi bulgular da gözlenir.Ayrıca iştahsız hayvanlarda yüz,baş,boyun ya da ağız bölgesinde travma,periodontal hastalıklar,diş kırıkları,ağız içinde yabancı cisim,yüz ya da alt çene kemiklerinde ki kırıklar,yine bu bölgede oluşan Neoplasia, apse ya da Lenf yumrusundaki büyümler gözlenebilir.
Sistemik  hastalıklarla beraber seyreden iştahsızlık durumlarında,hasta da depresyon,kilo kaybı,ateş, kusma,ishal,öksürük,solunum güçlüğü,organlarda büyüme,akciğer ve kalp seslerinde değişiklikler gözlenir.
Nedenler:
Psiklolojik: -Lezzetsiz diyet
-Stres
Sinirsel: -Yüksek Intracranial basınç
-Beyin Ödemi
-Hydrocephalus ve Neoplasia
-Intracranial ağrı
-Spinal ağrı
-peripheral sinir ağrısı
-Hypothalamic değişiklikler;(neoplasia,enfeksiyon,travma)
-Koku duyusunun azalması
Sinirsel Olmayan Ağrı:
– Abdominal ağrı(karın)
-Thoracic ağrı(göğüs)
-İskelet kas sistemi ağrısı
-Ürogenital ağrı
Karın organlarıyla ilgili hastalıklar:
-Yangı
-Enfeksiyöz hastalıklar
-Neoplasia
-Metabolik hastalıklar
-Hormonal hastalıklar
-Herhangi bir bölgedeki neoplasiler
-Toksikasyonlar: -eksojen(ilaç ve zehirler)
-endojenler(organ yetmezliğine bağlı oluşan
toksinler örneğin;üremi,endotoksinler ,pyogenler.
-Otoimmun hastalıklar
-Kardiyak; kalp yetmezliği
-Solunum sistemi hastalıkları
Teşhis:
Genellikle psikolojik iştahsızlıkta kan,biokimya ve idrar analizleri normal görülür.Bu parametrelerde görülen  değişiklikler iştahsızlığın altında yatan sistemik hastalıklara göre değişmektedir.
Gerek duyuldugunda göğüs ve batın radyografileri ve USG(ultrasonografi ) ile iştahsızlığın altında yatan asıl neden ortaya çıkarılmalıdır.
Tedavi:
İştahsızlığın altında yatan gerçek sebebe göre hekim tarafından uygun bir tedavi programı uygulanmalı ve mutlaka bir hekime danışılmalıdır.

ÖKSÜRÜK (COUGH)

Öksürük vücudun en güçlü reflekslerin’den biri olup  ayrıca yutak ve solunum sistemi için bir erken uyarı sistemi ve koruma mekanizmasıdır.
Etkilenen sistemler:
Solunum sistemi
-İskelet kas sistemi
-Kardiyovasküler sistem
-Sinir sistemi
Bulgular:
Öksürüğün tipi ve sıklığı altında yatan sebep için ayırıcı tanı olabilir.
-Tracheal kollaps
-Yutak,soluk borusu ve bronşlardaki yangı ve irritasyonlar
-Erken dönem sol kalp yetmezliği(CHF)
-Aşırı egzersiz/heyecan durumlarında da öksürük refleksi artabilir.
Sebepler:
Üst  Solunum Sistemi Hastalıkları:
-Nasopharyngeal:Rhinitis,Sinüzitis,Nasopharyngeal yabancı cisim,Tümör
-Laryngeal(gırtlak)yangı,yabancı cisim,yaralanma ve tümörler.
-Tracheal(soluk borusu):yangı,enfeksiyon(viral,bakteriyal,yabancı cisim,
tracheal kollaps,tümör)
Alt Solunum Sistemi Hastalıkları:-Bronchial:Yangı,Enfeksiyon(viral,bakteriyal,paraziter,alerji,tümör
-Pulmoner:Yangı,Enfeksiyon(viral,bakteriyal,fungal)Pulmoner ödem
Aspirasyon pneumonisi,tümör
-Pulmoner dolaşım:Heartworm(kalp kurdu),Thromboembolisim,CHF,
Pulmoner Hipertansiyon,Tümör
Diğer Hastalıklar:
-Yemek borusu(Özefagus):yangı,yabancı cisim,tümör
-Pleural yangı:Enfeksiyon(bakteriyel,fungal),hernia(fıtık),tümör
Teşhis: 
Biokimya  ve İdrar Analizi:
Hemogram;Nötrofili(enfeksiyon ve yangi)ya da Eozinofili(alerji)görülür
Karaciğer enzim değerlerinde yükselme(SAP)
Diğer Laboratuvar Testleri:
Mikroflaria ve flora için serolojik test yapılmalı(HEARTWORM için)
Burun, sinüs, trcheal ve alt solunum yolu röntgenleri alınmalı ayrıca
USG den sağ kalp yetmezliğinde ve Pleural effüzyonda tanı açısından
Mutlaka yararlanılmalıdır.
Diğer Teşhis Yöntemleri:
Gaitada direk inceleme ya da flotasyon yöntemiyle solunum yoluna
Yerleşen parazitlerin ve yumurtalarının teşhisi yapılmalıdır.
Alt solunum yolu rahatsızlıklarında aspire edilen sıvı örneğinden sitoloji
Ve kültür yapılarak sonuçları değerlendirilmeli ayrıca Laryngeskopy
Tracheoskopy ve Bronkoskopi yöntemleriyle yabancı cisim,tümör
Ya da diğer nedenlerin tanısı(gerektiğinde biopsi ve bronchoalveoler
Lavaj )yapılmalıdır.
Tedavi:
Tümör gibi yabancı cisim gibi oluşumlar gözlendiğinde operatif olarak uzaklaştırılmalıdır.Hastaya öksürüğün altında yatan asıl sebebe  yönelik bir tedavi programı uygulanmalıdır.

NOT: Burada yazılanlar bilgi amaçlıdır. Evcil hayvanınız ile ilgili istenmeyen bir durumla karşılaştığınız zaman kliniğimizi arayıp Veteriner Hekim’lerimizden birine başvurunuz. Kendiniz müdahale etmeyiniz.